Free Web Hosting

Turban yasagi hukuka uygun

(Cumhuriyet, 15.05.99)

Anayasanin, laikligin yani sira temel nitelik ve esaslarina uygun olan kilik kiyafet duzenlemelerinin her kademedeki yargi kararlariyla desteklendigi goruluyor 

Istanbul Haber Servisi - Kamu kurum ve kuruluslari ile ilk, orta ve yuksekogretim kurumlarindaki memurlarla ogrencilerin kiyafetleri, yasalardaki genel nitelikli hukumlerle, yonetmelik, genelge ve duyurular yoluyla yasal yonden duzenlenmesine karsin, seriatci kesimin turban konusunda universitelerde surekli gerginlik yaratmasinin provokasyon amacini tasidigi belirtiliyor. 

Yururlukteki yasa, yonetmelik, idari yargi, Anayasa Mahkemesi ve Avrupa Insan Haklari Komisyonu kararlari, turbanla yuksekogretim kurumlarina girmeyi suc sayiyor. 

Ozellikle bazi alanlarda ''dini kisvelerin giyilemeyecegi, kapali mekanlarda belirli kiyafetlerle bulunulabilecegi, basortusu ile dershane, laboratuvar, spor salonu, kutuphane gibi kapali yerlere girilemeyecegi'' yonundeki Anayasa Mahkemesi, Idare Mahkemeleri, Danistay, Avrupa Insan Haklari Komisyonu kararlari ve turbanla belirli mekanlara girilmesini yasaklayan duzenlemelerin, insan hak ve esitligine aykiri olmayacagi yonunde hukuk cevrelerinde genel bir kabul goruyor. 

Duzenlemeler ne zaman basladi? 

Kilik kiyafetle ilgili duzenlemeler, 1920'li yillarda yasa duzeyinde basladi ve 1990'li yillara kadar surdu. Yururlukteki yasa ve yonetmelik hukumleri ile idari yargi, Anayasa Mahkemesi ve Avrupa Insan Haklari Komisyonu kararlarina gore basortusu ile yuksekogretim kurumlarina girmek suc olusturuyor. 

Devlet memurlarinin kilik kiyafetleri konusunda duzenlenen ve Ataturk'un imzasiyla Resmi Gazete'nin 5 Eylul 1341 tarih, 168 sayili baskisinda yayimlanarak yururluge konulan bir kararname bulunuyor. 

2413 sayili ''Bilumum Devlet Memurlarinin Kiyafetleri Hakkinda Kararname'' de, tum devlet memurlarinin kiyafetlerinin, ''dunya uzerindeki uygar uluslarin ortak ve genel kiyafetleriyle ayni olacagi'' belirtilmisti. 

Kanunla yapilan ilk duzenleme, 28 Kasim 1925 gunlu 671 sayili ''Sapka Iktisasi Hakkinda Kanun'' olmustu. Kanunla, giyim cagdaslasma sorunu olarak dusunulup, giyimle dinsel inanclar arasinda bir iliski kurulmamasi gerektigi vurgulanmisti. 

3 Aralik 1934 tarihli 2596 sayili ''Bazi Kisvelerin Giyilemeyecegine Dair Kanun'' la yapilan duzenlemeyle, hangi din ya da mezhepten olursa olsun ibadethane ve dinsel torenler disinda dinsel kisve giyilmesi yasaklanmis, ogrenci ve memurlarin kiyafetleri belirlenmisti. Bu yasanin, ogrencilerin kiyafetleri ile ilgili 2. maddesi, ''Turkiye'de kanunu tevkifat tesekkul etmis ve edecek olan izcilik ve sporculuk gibi heyetler ve mekteplere mahsus kiyafet, alamat ve levazim tasimak istedikleri zaman yalniz nizamname veya talimatname ile muayyen tiplere uygun kiyafet, alamet ve levazim tasiyabilirler'' hukmunu getirmisti. Bu duzenlemede, kiyafetteki karmasanin, kamu duzeni ve halkin huzuru yonunden sakincali oldugu belirlenmisti. 12 Mayis 1982 tarih ve 2670 sayili Kanunla Devlet Memurlari Kanunu'na eklenen ek 19. maddedeki ''Devlet memurlari kanun, tuzuk ve yonetmeliklerin ongordugu kilik ve kiyafet kurallarina uymak mecburiyetindedirler'' hukmu, kamu kurum ve kuruluslarinda kiyafet zorunlulugu getirmisti. 

16 Temmuz 1982 gun ve 8/5105 sayili Bakanlar Kurulu karariyla yururluge giren ''Kamu Kurum ve Kuruluslarinda Calisan Personelin Kilik ve Kiyafetlerine Dair Yonetmelik'' le 22 Temmuz 1981 gun ve 8/3349 sayili Bakanlar Kurulu karariyla yururluge giren ''Milli Egitim Bakanligi ile Diger Bakanliklara Bagli Okullardaki Gorevlilerle Ogrencilerin Kilik ve Kiyafetlerine Iliskin Yonetmelik'' hukumleri de ayni yondeydi. Buna gore kamu kurum ve kuruluslarinda calisan personelin yani sira bakanliklara bagli okullardaki gorevlilerle ogrencilerin, Ataturk devrim ve ilkelerine uygun, uygar, asiriliga kacmayacak sade bir kilik ve kiyafette olmalari amaclanmisti. Yonetmelikte, kadinlarin gorev yerinde, kiz ogrencilerinse okullarda baslarinin acik olacagi belirtilmisti. 

Universitede ilk turban yasagi 

Yuksekogretim kurumlarinda ilk turban yasagi Yuksekogretim Kurulu'nun 20.12.1982 tarihli genelgesi ile getirilirken Danistay 8. Dairesi genelgenin iptali davasini reddetmisti. 

Yuksek Ogretim Kurumlari Ogrenci Disiplin Yonetmeligi'nin 7'nci maddesine 1987 yilinda (h) bendi eklenerek kapali mekanlarda turban yasaklanmisti. Yonetmeligin bu hukmunun iptali icin acilan dava da Danistay karariyla reddedilmisti. Ancak yonetmeligin bu hukmu Yuksekogretim Kurulu tarafindan 1989 yilinda yonetmelik metninden cikarilmisti. 10.12.1988 tarih ve 20032 sayili Resmi Gazete'de yayimlanarak yururluge giren, 3511 sayili kanun ile 2547 sayili kanuna eklenen ek 16. madde ile ''Yuksekogretim kurumlarinda, dershane, laboratuvar, klinik, poliklinik ve koridorlarinda cagdas kiyafet ve gorunumde bulunmak zorunludur. Dini inanc sebebiyle boyun ve saclarin ortu veya turbanla kapatilmasi serbesttir'' hukmu getirilmisti. Bu hukum Anayasa Mahkemesi tarafindan anayasa ve devrim yasalarina aykiri bulunarak iptal edilmisti. 

1990 yilinda 3670 sayili kanunla 2547 sayili kanuna ek 17. madde eklenmis, ''Yururlukteki kanunlara aykiri olmamak kosulu ile yuksekogretim kurumlarinda kilik kiyafet serbesttir'' hukmu getirilmisti. Anayasa Mahkemesi bu hukmu iptal etmemis, ancak gerekcesinde turbanin yururlukteki kanunlara gore takilamayacagini belirtmisti. 

Basi acik fotograf kararlari 

Universite ve yuksek teknoloji enstitulerinin senatolari tarafindan hazirlanarak yururluge konulan, Kayit Kabul Sinav Sinif Gecme ve Diploma Yonetmelikleri'nde, kayit, kimlik ve diploma icin verilecek resimlerde kizlarin basi acik, erkeklerin sakalsiz fotograf vermeleri gerektigi yonunde hukumler yer aliyor. Ozellikle ogrencilerin kimliklerinin saptanmasinda onem tasiyan basi acik ve sakalsiz fotograf istenmesi, yarginin her kademesinde dava konusu yapilmis, acilan davalar reddedilmisti.

'Turban masum degil' 

Yuksek Ogretim Kurulu'nun 20.12.1982 tarihli genelgesiyle getirilen turban yasaginin iptali icin acilan davada, Danistay 8. Dairesi Esas 1984/636, Karar 1984/1574 sayili 13.12. 1984 tarihli karariyla ''turbanin masum bir aliskanlik olmaktan cikarak kadin ozgurlugune ve cumhuriyetin temel ilkelerine karsi bir dunya gorusunun simgesi haline geldigi'' gerekcesiyle, genelgenin iptali davasinin reddine karar verilmisti. Yuksekogretim Kurumlari Ogrenci Disiplin Yonetmeligi'nin 7'nci maddesine 1987 yilinda (h) bendi eklenerek kapali mekanlarda turban yasaklanmisti. Yonetmeligin bu hukmunun iptali icin acilan dava da Danistay karariyla reddedilmisti. 10.12.1988 tarih ve 20032 sayili Resmi Gazete'de yayimlanarak yururluge giren, 3511 sayili kanun ile 2547 sayili kanuna eklenen ek 16. maddeyle getirilen ''Yuksekogretim kurumlarinda, dershane, laboratuvar, klinik, poliklinik ve koridorlarinda cagdas kiyafet ve gorunumde bulunmak zorunludur. Dini inanc sebebiyle boyun ve saclarin ortu veya turbanla kapatilmasi serbesttir'' hukmu Anayasa Mahkemesi tarafindan Anayasa ve Devrim Yasalarina aykiri bulunarak iptal edilmisti. Anayasa Mahkemesi'nin 5 Temmuz 1989 tarih ve 20216 sayili Resmi Gazete'de yayimlanan 7.3.1989 tarih ve 1989/1 Esas, 1989/12 Karar Sayili Karari'nda ise ''Bir yasal duzenlemenin din kurallarina, dinsel inanclara ve gereklere gore yapilamayacagi, dini inanc geregi sac ve boynun kapatilmasina iliskin yasal duzenlemenin, anayasanin baslangic bolumunde yer alan ilkelere ve ozellikle laiklik ilkesine aykiri oldugu'' vurgulanmisti. Kararda laiklik soyle tanimlaniyordu: 

''Laiklik, egemenlige, demokrasi ile ozgurluge ve bilgi bilesimine dayanan toplumsal bir atilim, siyasal, sosyal ve kulturel yasamin cagdas duzenleyicisidir.... Laik duzende din, siyasallasmadan kurtarilir, yonetim araci olmaktan cikarilir, gercek saygin yerinde tutularak kisilerin vicdanlarina birakilir. Boylece siyasal yasamin dayanagi bilim ve hukuk olur.'' 

Duzenlemenin anayasanin 2. maddesinde yer alan ''Turkiye Cumhuriyeti Ataturk milliyetciligine bagli, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir'' hukmunun yani sira, anayasanin 10. maddesinde yer alan esitlik ilkesine ve anayasanin din ve vicdan hurriyetini duzenleyen 24. maddesine aykiri oldugu vurgulanmisti. Karar, anayasanin devrim kanunlarinin korunmasini duzenleyen 174. maddesine de aykiri oldugu gerekcesiyle 1'e karsi 10 oyla ve oycoklugu ile alinmisti. 

1990 yilinda 3670 sayili kanunla 2547 sayili kanuna eklenen ek 17. madde ile ''Yururlukteki kanunlara aykiri olmamak kosulu ile yuksekogretim kurumlarinda kilik kiyafet serbesttir'' hukmu getirilmis, bu hukmun iptali icin acilan davada, Anayasa Mahkemesi bu hukmu iptal etmemisti. Seriatci cevrelerin, bu hukmu Anayasa Mahkemesinin iptal etmemesini turbanin serbest birakilmasi seklinde yorumlamasina karsin, Anayasa Mahkemesi bu kararinda, turbanin yururlukteki kanunlara gore takilamayacagini gerekce olarak almisti. Anayasa Mahkemesi'nin 31 Temmuz 1991 tarih ve 20946 sayili Resmi Gazete'de yayimlanan, 9.4.1991 tarih ve 1990/36 Esas, 1991/ 8 Karar sayili bu kararinda, Anayasa Mahkemesi'nin 7.3.1989 tarihli kararina atifta bulunularak ''esasen sac ve boynun ortu veya turbanla kapatilmasinin Anayasa'nin baslangic bolumune, 2'nci maddesine, 10'uncu maddesine, 24'uncu maddesine, 174'uncu maddesine ve yargi kararlarina aykiri olacagi, yururlukteki mevzuata gore suc olusturacagi, ''Yururlukteki Kanunlara aykiri olmamak kosulu ile yuksekogretim kurumlarinda kilik kiyafet serbesttir' hukmunun ise sac ve boynun turban veya ortuyle kapatilmasina imkan saglamayacagi'' vurgulanmisti.

RP karari da yasaga dayanak 

Anayasa Mahkemesi'nin, Refah Partisi'nin kapatilmasi talebiyle acilan davada aldigi, 16.01.1998 tarih ve 1997/1 Esas, 1998/1 Karar sayili kararinda, turban yasagi konusu yeniden degerlendirilmis ve ''dinsel nedenlere dayanilarak basortusu ve turbanla boyun ve saclarin ortulmesine resmi daire ve universitelerde serbestlik taninmasinin cumhuriyetin ve anayasanin temel prensipleri ile laiklik ilkesine aykiri olacagi'' kaydedilmisti. 

Bu kararin basortusu ile ilgili bazi bolumleri soyleydi: ''Laik egitimde dinsel inanclara gore herhangi bir ayrim gozetilemez. Anayasa'nin 'Egitim ve ogrenim hakki ve odevi' baslikli 42. maddesinin ucuncu fikrasinda, 'Egitim ve ogretim, Ataturk ilkeleri ve inkilaplari dogrultusunda, cagdas bilim ve egitim esaslarina gore devletin gozetim ve denetimi altinda yapilir. Bu esaslara aykiri egitim ve ogretim yerleri acilamaz' , dorduncu fikrasinda da 'Egitim ve ogretim hurriyeti anayasaya sadakat borcunu ortadan kaldirmaz' denilerek anayasanin baslangic bolumundeki ilkelere baglilik vurgulanmistir. Yuksekogretim kurumlarinda, bilimsel yontemlerle yetiserek birlikte calismalar yapan genclerin, kardeslikleri, arkadasliklari ve dayanismalari yarinlari icin onemliyken onlari dinsel gereklerle ayrima bagli tutarak kimin hangi inanctan oldugunu gosterecek bicimdeki basortusu ile dinsel inanc ve gorusleri nedeniyle catismalara sevk edebilecek ortamin yaratilmasinda ulkelerin gelecegi bakimindan yarar bulunmamaktadir. Dinsel nedenlere dayanilarak basortusu ve turbanla boyun ve saclarin ortulmesine resmi daire ve universitelerde serbestlik taninmasi, bir tur yonlendirme ve bir anlamda zorlamadir. Kisileri su ya da bu yonde giyinip basini ortmeye zorlamak, ayri ve hatta ayni dinden olanlar arasinda bile ayriliklar yaratacaktir. Bu durumun da laiklik ilkesine aykiri dusecegi kuskusuzdur. Kamusal kuruluslarda ve ogretim kurumlarinda basortusu ve onunla birlikte kullanilan belli bicimdeki giysi, bir ayricaliktan ote ayrim araci niteligindedir. Dinsel kaynakli duzenlemelerle girisimler anayasa karsisinda gecerli olamaz ve bu tur eylemler anayasadaki laiklik ilkesine aykirilik olusturur. Anayasa'nin 153. maddesinin son fikrasinda, Anayasa Mahkemesi kararlarinin yasama, yurutme ve yargi organlarini, idare makamlarini, gercek ve tuzelkisileri baglayacagi, 138. maddesinde de yasama ve yurutme organlari ile idarenin mahkeme kararlarina uymak zorunda olduklari, bu organlarla idarenin mahkeme kararlarini hicbir surette degistiremeyecegi ve bunlarin yerine getirilmesini geciktiremeyecegi ongorulmustur. 

Anayasa'nin 68. maddesinin dorduncu fikrasinda siyasi partilerin hukuk devleti ilkesine uymakla yukumlu olduklari belirtilmistir. Anayasa'nin 153. maddesinin son fikrasina gore gercek ve tuzelkisileri baglayan Anayasa Mahkemesi kararlari siyasi partileri de baglar. Anayasa Mahkemesi'nin 2547 sayili Yuksekogretim Kanunu'na eklenen ek madde 16'nin iptaline iliskin 7.3.1989 gunlu, E: 1989/1, K: 1989/12 sayili kararinda, laik bir devlette hukuk kurallarinin kaynaginin dinde degil akilda bulundugu, kisilerin ic dunyasina iliskin olmasi gereken dini inanclara gore yasal duzenleme yapilmasinin Anayasa'nin 2., 10., 24. ve 174. maddelerine aykiri oldugu belirtilmistir. Baslari kapali olarak universitelerin kapali mekanlarina giren ogrencilere disiplin cezasi verilmesi, resimlerin basi kapali olmasi nedeniyle kimlik belgesi, diploma duzenlenmemesi islemlerine karsi, idare mahkemelerinde ve Danistay'da cok sayida dava acilmis, bu davalar da turbanin masum bir aliskanlik olmaktan cikarak kadin ozgurlugune ve cumhuriyetin temel ilkelerine karsi bir dunya gorusunun simgesi haline geldigi gerekcesiyle reddedilmistir. 

Turkiye'de universiteye turbanli resim vermeleri nedeni ile diploma duzenlenmemesi uzerine dava acan ve bu davalari idare mahkemesi tarafindan reddedilen Lamiye Bulut ve Senay Karaduman , idare mahkemesi kararlarini Danistay nezdinde temyiz etmisler, Danistay tarafindan temyiz taleplerinin reddine, idare mahkemelerinin kararlarinin onanmasina karar verilmesi uzerine Avrupa Insan Haklari Komisyonu nezdinde dava acmislardir. Avrupa Insan Haklari Komisyonu 03.05.1993 tarihinde her iki davayi da karara baglamis, yapilan gorusmeler sonucunda davalarin reddine karar vermistir."

******** Cumhuriyet, 27 Mayis 1999

Danistay, Turkiye gundemini oyalayan soruna aciklama getirdi 

Turban ideolojik

* Danistay, turbanli memurun kamu gorevinden cikarilmasini uygun buldu. Danistay, Cerrahpasa Tip Fakultesi'nde yardimci hizmetler kadrosunda santral memuresi olarak calisan davaci memurun israrci hareketini ''ideolojik ve siyasi amaclarla kurumun huzurunu bozma'' olarak degerlendirdi.

**Danistay Idari Dava Daireleri Genel Kurulu aldigi kararda, davacinin kilik kiyafet yonetmeligini bilmedigi icin degil, benimsemedigi icin basi acik gorev yapmayi kabul etmedigini vurguladi. Danistay bu nedenle davaci Zuheyla Zeybel'in kamu gorevinden cikarilmasi gerektigini belirtti.

ANKARA (Cumhuriyet Burosu) - Danistay Idari Dava Daireleri Genel Kurulu, kamu kurumlarinda turban takan memurlarin gorevden atilmasini onayladi. Kamuda uyulmasi gereken kurallari bilmesine karsin turbanini cikarmamakta israr eden memurun hareketini ''ideolojik ve siyasi amaclarla kurumun huzurunu bozma'' olarak degerlendiren Danistay, iptal istemini daha sonra esastan karara baglayacak.

Yuksekogretim Kurulu (YOK) Yuksek Disiplin Kurulu, Cerrahpasa Tip Fakultesi'nde hizmetli kadrosunda calisan santral memuresi Zuheyla Zeybel 'in kamu gorevinden cikarilmasini kararlastirdi. Zeybel, islemin iptali icin Danistay'a dava acti. Danistay 8. Dairesi, goreve basi ortulu olarak gelen davacinin Kilik Kiyafet Yonetmeligi'ne aykiri davrandigi icin sorusturma gecirdigini belirtirken Yuksekogretim Kurumlari Yonetici, Ogretim Elemani ve Memurlari Disiplin Yonetmeligi'nin 5. maddesine gore once uyarma cezasi almasi gerekirken, dogrudan kamu gorevinden cikarilmasinin hukuka uygun olmadigini savundu. ''Yurutmenin durdurulmasina'' karar veren Danistay 8. Dairesi'ne, YOK itiraz etti ve kararin kaldirilmasini istedi.

Itirazi ust kurul olarak gorusen Danistay Idari Dava Daireleri Genel Kurulu, kilik kiyafet konusunda kamu gorevlilerinin uymasi gereken yasa ve yonetmelikleri animsatti. Cerrahpasa Tip Fakultesi'nde yardimci hizmetler kadrosunda santral memuresi olarak calisan davacinin memur statusunde gorev yaptigi vurgulanirken, Yuksekogretim Kurumlari Yonetici, Ogretim Elemani ve Memurlari Disiplin Yonetmeligi'nin 5. bendinin ''kilik kiyafet hukumlerine aykiri davrananlara'' uyarma, 11. maddenin ise ''ideolojik ve siyasi amaclarla kurumlarin huzur, sukun ve calisma duzenini bozanlara'' kamu gorevinden cikarma cezasi ongordugu belirtildi.

'Ideolojik tavir'

Davacinin yazili ve sozlu ifade tutanaklarinda kilik kiyafet yonetmeligini bilmedigi icin degil, benimsemedigi icin basi acik gorev yapmayi kabul etmedigi vurgulanan kararda, soyle denildi:

''Davacinin gorev mahallinde basi acik gorev yapmayi kabul etmedigi, ileriye donuk olarak da ayni sekilde davranacagi ve yonetmeliklerde yer alan kiyafetle ilgili kurallara uygun davranmayacagini acikca ifade ettigi ve ayni davranisini surdurdugu anlasilmaktadir.

Bu durumda uyari cezasi verilmesini gerektiren davranistan farkli olarak uyulmasi gereken kurallari biliyor olmasina ragmen idelojik ve siyasi amaclarla kurumun huzur, sukun ve calisma duzenini bozmak biciminde gerceklesen davranislarini israrci bicimde surduren davaciya YOK Yonetici, Ogretim Elemani ve Memurlari Disiplin Yonetmeligi'nin 11. maddesinin a bendinin uygulanmasinda mevzuata aykiri bir yon gorulmemistir.''

Danistay Idari Dava Daireleri Genel Kurulu, bu gerekcelerle YOK'un Danistay 8. Dairesi'nin kararina karsi yaptigi itirazi kabul ederek ''yurutmenin durdurulmasini'' kaldirdi.

Genel kurul kararina karsi duzeltme isteminde bulunulabilecek. 

Yargıtayın türban kararı

Islamiyet Ve Kadinlar

Islam Gercekleri Sayfasina Gider

İslamiyet Gerçekleri (yedek link)