DİNCİLERE GÖRE "ALLAH'IN CEZASI" OLAN "DEPREM" CAMİLERİ NİYE VURDU?

Fotoğraflar, 17.08.2000 tarihli Hürriyet Gazetesi Istanbul ekindendir.

Mihrimah Sultan Cami'sinin önüne konulan ilanı görüyorsunuz. Bu ilanı yazan koskoca caminin koskoca imamı acaba ne dediğini biliyor mu? Varlığı tartışma konusu olan Allah'ın, varlığı tartışma konusu olan cennette "ev" vereceğini yazıyor ilanda.. Cennette "ev" var mı, yok mu? Cennetteki evler ne tip? Kaç katlı? Kaç odalı? Cennet'in neresinde? Herşeyden de önemlisi, "yardımsever"e Allah'ın-varsa eğer- Cennet'te-varsa eğer- ev vereceği, nerede yazılyor? Kuran'da mı? Eğer, Kuran'da yazmıyorsa, bu sadece bu ilanı yazanın uydurmasıdır.

Hem, eğer dincilerin iddia ettiği gibi, deprem Allah'ın-varsa eğer- bir cezası ise, neden Allah-varsa eğer- kendisine ibadet edilmek için yapılan camiyi bu denli hasarlıyor? Allah'ın-varsa eğer- cezası olan deprem, camiyi ceza olarak hasarlıyorsa, bu camiyi tamir etmek, Allah'ın cezasına karşı gelmek, bir başka deyişle Allah'a karşı gelmek değil midir?  

 

 

17 Ağustos 2000 depreminde, bazı camiler de yıkıldı bazıları da hasarlandı. Hürriyet gazetesi'nin konuyla ilgili iki haberini aşağıda aktarıyorum, ve depremin Allah'ın cezası olduğunu söyleyen dincileri düşünmeye davet ediyorum: 

Cemaat yardıma çağrılıyor 

İstanbul'da 16 tarihi camide ağır, 11'inde ise hafif hasar oldu. Vakıflar ödenek alamadığı için tamire başlayamadı. Bir Sinan eseri olan Mihrimah Sultan Camii, cemaati yardıma çağırıyor.

Vakıflar Müdürlüğü'ne göre 17 Ağustos depreminde hasar gören camiler için ödenek ayrılamadı. 

Bunlardan en ağır tahribat gören Fatih Camii oldu. Zemininde de
problem olan ve bundan önceki büyük İstanbul depremlerinde
çok ağır hasarlar görüp 18. yüzyılda neredeyse tamamen yeniden inşa edilen bu caminin içine iskeleler kuruldu. Cami için bir ihale açılması planlanıyor.

İstanbul'daki 16 camide ağır hasar oldu, 11 tarihi cami ise
depremi küçük hasarlarla atlattı. 

Başta camiler olmak üzere tarihi yapılardaki tahribatların
giderilmesi için ise İstanbul'da yaklaşık 10 trilyon liraya ihtiyaç
var. 

Bazı camiler, örneğin Kaptan-ı Derya İbrahim Paşa bugün bile
ibadete kapalı. Aksaray'daki Mihrimah Sultan Camii ise
depremden önce de hasarlıydı. Bu caminin kapısında, cemaati
yardıma çağıran bir duyuru asıldı.

VAKIFLARA BAĞLI TARİHİ CAMİLERDE HASAR DURUMU

Ağır hasarlı

Eminönü’nde bulunan Bayazıd, Küçükayasofya, Kaptan-ı Derya
İbrahim Paşa, Gazi Atikali Paşa camileri. Fatih’te Hırka-ı Şerif,
Fatih, Haseki Sultan, İskenderpaşa, Yavuzsultan Selim,
Cerrahpaşa, Mihrimah Sultan, Bezm-i Alem Valide Sultan, Atikali
Paşa, Nişancı Mehmet ve Mesih Ali Paşa camileri. Beşiktaş’daki
Sinan Paşa Camii ile Beyoğlu’ndaki Kılıçali Paşa Camii.

Hafif hasarlı

Eminönü’nde Mahmutpaşa, Laleli, Rüstem Paşa ve Kaliçeci
Hasanağa camileri. Fatih’deki Balipaşa, Fatma Sultan ve Selçuk
Sultan camileri. Sarıyer’de Büyükdere Kara Kethuda ve Cezayirli
Hasanpaşa camileri. Bakırköy’de Yeşilköy Mecidiye Camisi.

Hasarlı medrese ve vakıf müzeleri:

Fatih’de Tabhane Medresesi ile Karagümrük’te sağlık ocağı
olarak kullanılan tarihi medrese. Fatih’teki Amcazade Medresesi
hafif hasar gördü. Vakıflar’a ait Eminönü’ndeki Kültür Arşiv
Müdürlüğü ile Hat Sanatları Müzesi ve Fatih’teki Hırka-ı Şerif
lojmanları hasar gördü.

Akla şu soru geliyor: Madem ki dincilere göre deprem Allah'ın-varsa eğer- bir cezasıdır, neden kendisi için yapılmış camilere de hasar veriyor? Hasar gören caminin onarımı için neden günahkar insandan maddi yardım istenmesine yol açıyor?

İslamcılar ve deprem

İslamiyet Gerçekleri

 

 

 

 

Kiliselerde Ciddi hasar Olmadı

17 Ağustos 1999 depreminde hasar gören Ermeni ve Rum
kiliselerinin hiçbiri yıkılma tehlikesiyle karşı karşıya kalmadı.
Kiliselerin bir kısmında onarım tamamlandı.

17 Ağustos depreminde 12 Ermeni kilisesi hasar gördü, ancak
yıkılma tehlikesiyle karşılaşan kilise olmadı. 

En hasarlı olan Gedikpaşa Kilisesi. Kilisenin duvarlarında ve
çatısında oynamalar oldu. Kumkapı Meryemana Kilisesi'nin çan
kulesi önemli hasar gördü. 

Ayrıca Kumkapı'daki Patrikhane binasının 10-15 santimetre
kadar yan yattığı tespit edildi. Bütün bu hasarlar yurtdışındaki
Türkiyeli Ermenilerin de maddi desteğiyle geçtiğimiz yıl içinde
giderilmeye çalışıldı. Yurdışındaki Ermeniler ayrıca deprem
bölgesine hatırı sayılır yardım ve destek sağladılar. 

Beyoğlu'ndaki Üç Horan Ermeni Kilisesi'nde de deprem
sonrasında sıva çatlakları ve boya dökülmeleri oldu. Bu kilise,
Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül'ün desteğiyle restore
edilerek ibadete açıldı.

Cemaatin yoğun olarak yaşadığı Yeşilköy civarında konutlarda
hasar meydana geldi. Deprem bölgesinde 7 cemaat mensubu
hayatını kaybetti.

Ortodoks Rum cemaati de depremden yara aldı. Burgaz Adası
Kilisesi, Büyükada'daki Nikolas ve Dimitrios kiliseleri hasar
gördü. Nikolos Kilisesi mühürlenerek bakıma alındı. Rum
Patrikhanesi, deprem bölgesine uluslararası yardımların
artırılması için çalıştı. 

Hahambaşılıktan yapılan açıklamada, ufak tefek sıva çatlakları
dışında sinagogların depremi hasarsız atlattığı bildirildi.

Akla şu soru geliyor: Allah-varsa eğer-, gayrimüslümleri daha mı çok seviyor ki, depremde onların ibadethanelerine daha az hasar veriyor?

 

 

 

 

 

 

 

 

İslamiyet Gerçekleri (yedek link)